Cumhuriyet Ebesi Fatma Erbay Ertaş’a ETAD Başkanı tarafından anlamlı ziyaret
Cumhuriyet hükümetinin en önemli iş olarak ele aldığı, köy ve köycülük işlerine yönelik en önemli adımlardan biri köylere sağlık hizmeti götürülmesidir. Cumhuriyetin ilk yıllarında nüfusun çoğunluğunun yaşadığı köylere sağlık hizmetinin ulaştırılabilmesi, gebe izlemlerinin, doğum, lohusa ve çocuk sağlığı hizmetlerinin eğitimli ebeler tarafından verilmesi hedeflenmiştir. Bu hedef doğrultusunda 1936 yılında çıkarılan Sağlık Bakanlığının Teşkilat Kanununda bakanlığın il teşkilatı içinde köylerde ebelerin de istihdam edildiği köy sağlık teşkilatı oluşturulmuştur. Nüfusun yüzde 80’inin yaşadığı ve doğurganlık oranının yüksek olduğu köylerde görev yapacak ebelerin yetiştirilmesi için köy ebe okullarının açılmasına karar verilmiştir. Türkiye’nin ilk ebe okulu 1937 yılında açılan Balıkesir Köy Ebe Okulu’dur.
Asırlık Meslek Çınarı: Sarıbeyler Köyler Grup Ebesi
1926 doğumlu Fatma Erbay Ertaş Balıkesir Köy Ebe Okulu’nun ilk mezunlarından. Cumhuriyet’in ilanından sadece birkaç yıl sonra dünyaya gelen Fatma ebe Cumhuriyetin aydınlanma meşalesini köylere kadar ulaştırmıştır. Fatma ebe Balıkesir Köy Ebe Okulu’ndan 5 Ağustos 1946 tarihinde mezun oldu. Mezuniyet sonrası 1899 sicil sayı ile Savaştepe ilçesine bağlı Karacalar köyler grubu merkez ve köylerinde dört ay serbest ebelik yaptıktan sonra Sarıbeyler Köyler Grup Ebeliği’ne Cumhuriyetin ilk eğitimli ebesi olarak atandı. 1960 yılında kasabada çalışma hakkı için gerekli olan altı aylık tekamül kursunu tamamladı. Kurs sonrası Sarıbeyler grup ebesi olarak çalışmaya devam etti. Fatma ebe kendine bağlı 16 köy halkına 35 yıl hizmet ederek emekli oldu. Karaçam, Yeşilhisar, Kongurca, Güvem, Sıtma Pınarı, Türediler, Yolcupınarı,Kurudere, Çiftlikdere çalıştığı köyler arasında.
Karacalar Köyündeki ilkokuldan 1944 yılında mezun olduktan sonra köyden bir arkadaşı ile Balıkesir Doğumevine bağlı Balıkesir Köy Ebe Okulu’na gittiğini söyleyen Fatma ebe 100 kişilik sınıfta okuduğunu söyledi. Aldığı dokuz aylık eğitimden sonra 1946 yılında mezun olan Fatma Ebe “okulda doğum üzerine, ekseri kanama üzerine, muayene üzerine dersler gördüm. Dokuz ay durdum. İki kere tahtaya kalktım. Kalabalık. Yüz kişi bir sınıftaydık” diyerek okul dönemini anlattı.
Yaptırdığı doğumları kayıt ettiği büyük, kareli, siyah kaplı doğum defterinden üç tane doldurduğunu ve hükümet tabibine teslim ettiğini söyleyen Fatma ebe doğumunu yaptırdığı bebeklerin şimdi 80’li yaşlarda olduğunu söyledi. Refiye, Raziye ve Ayşe isimli üç kızının da doğumlarını evlerinde yaptıran Fatma ebe yedi torunun aynı zamanda ebesi.
“ilk doğum bir tane erkek çocuk dünyaya getirdim. Su kesesini patlatmıyom. Eldivenimi giyiyom. Steril olarak çocuk geliyor ya.. etrafını (rahim ağzını kastediyor) böyle dolaşı veriyom. Çocuk zorluyo. Kendi de soluyu (annenin ıkınması), soluyoken zorluyu. Çok kolay doğum oldu. Yanımda aletlerim var. Suyum var. Steril” diyerek doğumları nasıl yaptırdığını anlattı.
Binlerce ev doğumunu başarı ile yaptıran Fatma ebe 35 yıllık meslek hayatı boyunca sadece iki gebeyi hastaneye sevk etmiş.
“Hastaneye iki doğum götürdüm. Biri kanamalı orda kaldı ölüsü. Öbürünün doğumunu yine hastanede ben yaptırdım”
Gebe, Lohusa, bebek izlemi, doğum yaptırma dışında Tifo, Difteri, Boğmaca ilaçlarını dağıtma, aşı uygulama hizmetleri de yürüttü.
Doç. Dr. Ummahan YÜCEL
